Blog

Kalça Eklemi Bozukluğu (Koksartroz)

İnsanlar ortopedik cerrahlara yönelten en yaygın nedenlerin başında koksartroz yani kalça kireçlenmesi gelmektedir. Kalça ekleminde artroz payı (ekzartroza bağlı) tüm şikayetlerin yaklaşık üçte birini oluşturur. Türkiye’de de her yıl yüzlerce hasta, hekimlerine bu şikayetle başvurmaktadır. İlaç tedavinin yanında fiziksel terapi yöntemiyle çoğu hasta sağlığına kavuşurken ilerleyen hastalıklar için ameliyat kaçınılmaz bir sondur. Hastalığın ilk evrelerinde ağrılarını önemsemeyen hastalar, doktora gitmekten imtina ettikleri için hastalıklarının kronik hale gelmesine neden oluyorlar.

Koksartrozun belirtileri, evreleri, tedavi yöntemi, sporcular için etkileri nelerdir sorularının cevaplarını bu makalede sizler için hazırladık.

Koksartroz Nedir?
Kalça eklemi bozukluğunun en yaygın nedeni, kalça eklem iltihabı veya koksartroza dönüşebilen eklem kıkırdağının tahribatının artmasıdır. Temel nedeni bilinmeyen primer artrozlar ve bazı temel rahatsızlıklardan sonra görülen sekonder artrozlar yani romatizma, dolaşım bozuklukları, kaza gibi nedenlerle ortaya çıkabilmektedir. Eklem giderek daha fazla yerini kaybeder, kenarlar boyunca kemikli birikimler oluşur ve aşınma parçacıkları tekrarlanan ağrıya neden olur. Kıkırdağın kaybı, eklemin sertleşmesine neden olur. Aynı zamanda, ağrılar, ilk etapta hareketsizlik sonrası ve stresle başlayan başlangıç hareketiyle, daha sonra gece ve dinlenme saatlerinde ortaya çıkar ve yürüme aralığının sınırlandırılmasına ve sonuçta yaşam kalitesinin düşmesine neden olur.

Ne yazık ki, tıp bilimi halen koksartrozun neden oluştuğunu tam manasıyla açıklayamıyor. Hastalığı harekete geçirecek birçok neden vardır. Hareketsiz bir yaşam tarzından başlayarak çeşitli eklem yaralanmaları ve kırıklarına kadar birtakım faktörler nedeniyle koksartroz oluşabilir. Neredeyse her yaş bu hastalığa eğilimlidir. Bununla birlikte, koksartroz çoğunlukla 40 yaşın üzerindeki hastalarda görülür. Hastalığın başlangıç aşamalarında, koruyucu tedavi yöntemi yani konservatif cerrahi olmayan tedavi kullanmak mümkündür. Ne yazık ki, hastaların birçoğu eklemlerde, kalçalarda, kasıkta ve dizlerde periyodik, nagging ağrıları denen ısrarcı ve durmadan devam eden ağrıların koksartroz başlangıç belirtilerini görmezden gelme eğilimindedir. Bu neden erken tanı-teşhis için doktora başvurmayan hastalar uygun tedavi önlemleri alınmadığı için hastalıklarının kronik hale gelmesine izin verirler.

Koksartroz Neden Olur?
Koksartroz (kalça eklemi artrozu-bozukluğu) eklem kıkırdağının dejenerasyonu ile karakterize kronik bir hastalıktır. Kıkırdak katının inceltilmesi ve bütünlüğünün bozulması, iki kemiği birleştiren yüzeylerin birbirlerine karşı sürtünmesine neden olur. Sonuç olarak kalça eklemi, kalça eklemi artrozu adı verilen ikinci bir iltihaplanma sürecini geliştirir. Bu işlem ilerleyici ağrılara neden olur ve hasar görmüş derzin hareketliliğini sınırlar. Koksartrozun başlıca nedenleri şunlardır:

  • Dejeneratif yaşla ilgili değişiklikler
  • Metabolik bozukluklar
  • Travmatik eklem yaralanması
  • Bulaşıcı nitelikteki olanlar da dahil olmak üzere akut veya kronik ateşlenme süreçleri
  • Kalçanın dolaşım bozuklukları

Kıkırdağın neden olduğu değişikliğe bağlı olarak, kalça ekleminde artroz iki taraflı olabilir veya eklemlerden sadece birini etkileyebilir.

Koksartroz evreleri nelerdir?
Koksartroz genellikle üç aşamaya ayrılır: Başlangıçta, koksartroz hastaları çoğunlukla kalçalarında yoğunlaşan ve şiddetli fiziksel egzersiz sırasında veya sonrasında oluşan periyodik ağrılardan muzdariptir. Bu nahoş duyumlar kayda değer bir şekilde kaybolur ve hastalar çoğu kez onları görmezden gelir ve uygun tedaviden yoksun olurlar.

İkinci aşamada ağrı yoğunlaşır ve kalça ile kasık bölgelerine yayılır. Bu da basınç ve yanma hissi yaratır. Bazı durumlarda koksartroz semptomları fiziksel çaba harcamadan ve dinlenme halindeyken ortaya çıkar. Uzamış eforlarla hastalar hareket aralıkları giderek daha da sınırlı hale gelir. Bu belirtiye ayrıca topallama eşlik edebilir.

Sonunda, üçüncü koksartroz aşamasında hastalar kalça bölgesinde uzun süreli ağrı çekerler. Etkilenen derzlerin hareketi ciddi şekilde sınırlıdır; bu nedenle hastalar genellikle örneğin bir baston yardımıyla yürümek zorunda kalırlar. Hareket amplitüdünün kısıtlanmasıyla kombine edilen ağrı, uyluğun, buzağıların ve kalça kaslarının kısmen atrofisine (aşınmasına) yol açar; etkilenen tarafta ekstremite (uzuv) kısalmasına neden olur.

Teşhis
Koksartroz diagnostiği mevcut semptomların tanımına dayanır ve genellikle koksartrozun evresini belirlemeye yardımcı olan ve bazen hastalığın nedenini belirlemeye izin veren X-ışınlarını (röntgen) içerir. Tedavi seçenekleri, koksartroz evresine bağlıdır. Koksartroz tedavisi genelde ağrıyı azaltmayı, etkilenen kalça bölgesindeki olası iltihaplanmayı önlemeyi ve tedaviden sonra eklem hareketliliğini sürdürmeyi amaçlar. Koksartrozun erken teşhisi ve derhal uygulanması, başarılı bir iyileşmenin olmasında önemli bir rol oynamaktadır. Terapi tedavisine ek olarak, doktorlar genellikle günlük egzersizin ve kalça ile pelvik alanların (leğen kemiği ile göbek deliği arasında kalan bölge) kaslarını güçlendirmeye yönelik ayrı ayrı tasarlanmış fizyoterapi uygulanmaktadır.

Koksartroz Tedavisi Nelerdir?
Koksartrozun ilk aşamasında, uzmanlar genellikle sedatif, anti-romatizma ve anti-inflamatuar ilaç tedavisinin bir kombinasyonu olan konservatif ilaç tedavisini önermektedir. Fizyoterapi, koksartroza bağlı bir kural olan yerel kas gruplarını güçlendirmeyi, metabolizmayı uyararak ağrıları ve iltihaplanmayı azaltmayı amaçlayan ek bir tedavi seçeneğidir. Homeopatik ilaçlar, darbeli manyetik alan tedavisi ve orkokin tedavisi (kıkırdak yapımı) alternatif tedavi yöntemlerine aittir. İkinci durumda, örneğin, hastanın kendi bağışıklık proteinleri, koksartroza yol açan sonuçlardan biri olan kıkırdak bozunmasına karşı bir tedavi olarak kullanılır.

Hastalık zaten gelişmiş bir aşamaya ulaştıysa mümkün olan tek tedavi ameliyattır. Örneğin, kalça artroskopisi ile tedavi, koksartroz ile ilişkili lokal olarak sınırlı kıkırdak hasarını ortadan kaldırmayı ve mevcut kusurları vücudun kendi hücrelerine dayalı bir yedek malzeme ile doldurmayı mümkün kılar. Koksartroza bağlı hafif kıkırdak hasarının en yeni tedavisi, doku mühendisliği olarak adlandırılır. Burada sfero kıkırdak dokularını büyütmek ve daha sonra nakletmek için kullanılır. Kısmi veya tam kalça protezleri sıklıkla koksartrozun ikinci evrelerinde önerilir. Suni bir eklem implantasyonu ile tedavi, ağrıyı ortadan kaldırır ve hastanın hareketliliğini düzeltir. Protezlerin son teknoloji ve yeni nesil olması tedaviden sonra implantın yüksek stabilitesi ve dayanıklılığını sağlar.

Hasta koksartrozu tedavi etmek isterse, bu hastalığın tedavisinde standart bir model bulunmadığının farkında olmalıdırlar. Hasta tedavinin genellikle semptomatik ve dolayısıyla bireysel olduğunu anlamalıdır. Ayrıca, koksartroz tedavisinin temel görevi kas-iskelet sistemi ve ağrı bozukluklarını azaltmaktır.

Tedavi ve Fiziksel Egzersiz Süresi
Genellikle bu konu, travma sonrası eklem artrozu olan sporcuları ve gençleri endişelendirir. Osteoartritin kronik bir süreç olduğu gerçeği göz önüne alındığında, bir kez başlandığında, yavaş yavaş ama kesinlikle ilerleyecektir. Bu hastalık yıllarca tedavi edilir. Fiziksel harekete makul bir yaklaşım, aşırı yüklerin ortadan kaldırılması, anti-inflamatuar tedavinin yerel ve sistemik uygulamaların değiştirilmesi (yani ilaç alımının yapılması), tedaviyi destekleme, fiziksel, mobil veya fiziki olarak 30-40 yaşları arasında gözlemlenmesi gereken kurallardır.

Ameliyat Ne Zaman Gereklidir?
Sürekli fonksiyon kaybı, durdurulmayan (ortadan kaldırılmayan) belirgin bir ağrı sendromu veya steroidal olmayan anti-enflamatuar ilaçlar veya steroidler söz konusu olduğunda, cerrahi tedavi uygulanmaktadır.

Koksartroz Cerrahi Olarak Nasıl Tedavi Edilir?
Cerrah zarar görmüş eklem yapılarını kaldırır, bir endoprotezin yerleştirilmesi için bir “saha” hazırlar ve suni eklemin hastanın ekleminin bulunduğu yere aynı şekilde “ayakta kalacağı” şekilde yerleştirir. Yaranın dikilmesi ve hastanın birkaç gün sonra iyileşmeye başlamış olması ve birkaç bağımsız adım atması öngörülür. Komplikasyonların yokluğunda ve postoperatif dönemde düzgün bir seyir izlersek, hasta üç hafta sonra tamamen bağımsız hareket ederse ekstremite fonksiyonu restore edilir.

Sportif Faaliyetlere Etkisi Nedir?
Kalça ekleminin şiddetli artrozu sportif faaliyetlerde önemli bir kısıtlamaya neden olur. Daha önceki şikayetlerin getirdiği özgürlük, pek çok hastada belirli bir düzeyde spor faaliyetlerine devam etme isteğini ortaya çıkarmaktadır. Bisiklet, yüzme, hafif tempolu koşu gibi “düşük etkili” etkinlikleri hastalar gerçekleştirebilir. Ancak tenis, basketbol ve kayak gibi sporlar sınırlar içinde mümkündür veya önerilebilir, oysa futbol gibi sert temas sporlarından kaçınmak gerekmektedir.

Yazıyı paylaş

Bir Cevap Yazın

Hemen Ara
Whatsapp