Blog

Kalp Ritim Bozukluğu

Vücuttaki işlevleri açısından oldukça önemli olan kalpte meydana gelen rahatsızlıklar kişinin hayatını ciddi sağlık problemleri yaşamasına neden olabilmektedir. Hassas bir organ olan kalpte birçok rahatsızlık meydana gelebilmektedir. Kalbin işlevini yerine getirememesi, gereğinden hızlı veya yavaş çalışması gibi durumlarda insan yaşantısını ciddi oranda etkileyen kalp rahatsızlıkları meydana gelebilmektedir. Erken teşhis edilmediği ve gerekli önlemler alınmadığı takdirde bu kalp rahatsızlıkları kişinin yaşantısının sonlanmasına dahi neden olabilmektedir.

Kalp ritim bozukluğu kişinin gündelik yaşantısını ciddi oranda etkileyebilmekle birlikte önlem alınmadığı takdirde ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Kalbin gereğinden hızlı, yavaş veya düzensiz atması sonucunda meydana gelen bu durum, kişiler tarafından ciddiye alınmalıdır. Tüm kalp rahatsızlıkları gibi kalp ritim bozukluğu meydana geldiği takdirde de kişi, oluşabilecek sonuçların ciddiyetini dikkate almalı ve bu durumu ihmal etmemelidir. Kalp ritim bozukluğu veya kalpte çarpıntı meydana geldiği takdirde hasta mutlaka bir kardiyoloji uzmanı tarafından muayene edilmelidir. Muayene sonrasında vakit kaybetmeden kişiye en uygun olan tedavi şekli belirlenmelidir.

Kalp Ritim Bozukluğu Neden Olur?

Birtakım faktörler kalp ritim bozukluğuna sebep olabilmektedir. Bu faktörler başlıca şu şekilde sıralanabilmektedir;

  1. Sigara ve alkol tüketimi
  2. Yüksek kan basıncı durumu
  3. Koroner arter rahatsızlığına sahip olmak
  4. Uyuşturucu kullanımı
  5. Kullanılan bazı ilaçlar
  6. Stres ve baskı

Kalp ritim bozukluğu farklı sebeplerden meydana gelebilmektedir, bu nedenle görüldüğü takdirde ilk olarak etkileyici faktörler teşhis edilmelidir. Bu teşhis sonrasında ise kalp ritim bozukluğunun tedavisi için en uygun yöntem belirmelidir.

Kalp ritim bozukluğunun en temel belirtisi arasında çarpıntı yer almaktadır. Çarpıntı meydana geldiği takdirde kişinin kesinlikle vakit kaybetmemesi gerekmektedir. Kalp çarpıntısı kalbin göğüsten çıkıyormuş olduğu hissiyle meydana gelir ve bu durum görüldüğü takdirde mutlaka kardiyoloji uzmanına başvurmak gerekmektedir. Çarpıntının süresinde kişiden kişiye değişiklik görülebilmektedir. Kalp ritim bozukluğu bazı kişilerde arada sırada meydana gelirken bazı kişilerde gün boyunca meydana gelebilmektedir. Devamlı olarak meydana gelmekte olan kalp rahatsızlığı kişinin gündelik yaşantısını ciddi oranda etkileyebilmektedir. Kişiler ara sıra veya gün boyunca meydana gelmesi fark etmeksizin bir doktora başvurmalıdırlar. Durumun ara sıra gerçekleşiyor olması önemsenmemesi anlamına gelmemektedir.

Bazı kişilerde kalp ritim bozukluğu kolaylıkla fark edilmeyebilmektedir. Bu nedenle tüm kişilerin düzenli olarak kontrole gitmesi rahatsızlığın fark edilmesi açısından önem arz edecektir.

Kalp Ritim Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Kalp ritim bozuklukları birçok farklı sebepten ötürü meydana gelebilmekle birlikte farklı belirtilerle ortaya çıkabilmektedir. Tüm kişilerde aynı şekilde görülmemekle birlikte bu duruma sahip olan kişilerde genellikle meydana gelen belirtiler başlıca şu şekilde sıralanabilmektedir;

  1. Olması gerekenden hızlı kalp atışı
  2. Yavaş kalp atışı
  3. Kalp atışının düzensiz bir şekilde gerçekleşmesi
  4. Aşırı yorgunluk ve halsizlik hissi
  5. Baş dönmesi
  6. Ten renginde soluklaşma
  7. Aşırı ve ani terleme
  8. Bayılma

Kişiler bu belirtilerden bir veya birkaçını gördükleri takdirde mutlaka bir kalp uzmanına danışmalıdırlar. Aksi takdirde bu durum ciddi rahatsızlıklara yol açabileceği gibi kişinin yaşantısının sonlanmasına dahi neden olabilmektedir.

Genellikle kişiler aktif olmadıkları takdirde kalp ritim bozukluğu meydana gelmemektedir. Bu nedenle bazı kişilerde yukarıda yer alan belirtilerin yalnızca gün içerisinde aktif oldukları zamanlarda görülebilmesi mümkündür. Belirtiler hareket halinde veya değilken meydana geldiği takdirde mutlaka bir kardiyoloji uzmanına danışmak gerekmektedir.

Kalp Ritim Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?

Kalp ritim bozukluğu durumunda öncelikle bu problemin kaynaklandığı faktörlerin tespit edilmesi gerekmektedir. Bunun sonucunda hastalığa en uygun tedavi şekli belirlenir.

Kalp ritim bozukluğu her yaştan hastada görülebilmekle birlikte özellikle yaşın ilerlemesiyle daha sık görüldüğü bilinmektedir. Kişilerde herhangi bir kalp rahatsızlığının bulunması durumunda kalp ritim bozukluğu görülme ihtimali artacaktır. Bu rahatsızlığın görülme ihtimalini arttıran durumlar arasında; kişinin ailesinde kalp rahatsızlığının veya kalp ritim bozukluğunun mevcut olması, fazla alkol, kafein ve sigara tüketimi, kansızlık problemi ve bazı ilaçların kullanımı yer almaktadır.

Ritim bozukluğu çeşidi ve durumun hangi aşamada olduğu gibi faktörler tedavinin şeklini etkilemektedir. Kalp ritim bozukluğu tedavisinde amaç ritim bozukluğuna neden olan faktörü ortadan kaldırmaktır. Gerektiği takdirde doktor tarafından ilaç tedavisi başlatılabilmektedir. İlaç tedavisi başlatılan hastanın mutlaka bu ilaçları düzenli bir şekilde kullanması gerekmektedir. Doktor tarafından kan pıhtılaşmasını sağlamakta olan ilaçlar da hastaya verilebilmektedir. İlaç tedavisi kesinlikle doktor gözetiminde gerçekleştirilmelidir ve kişi doktorun bilgisi dâhilinde olmadan herhangi bir ilaç kullanımına başvurmamalıdır. Kişinin doktor tarafından uygun görülmediği takdirde ilacı bırakmaması gerekmektedir. İlaçta dozaj değişikliği ise tamamen doktorun tavsiyeleri sonucunda gerçekleştirilmelidir. Cerrahi tedavi yöntemine ise ancak doktor tarafından uygun görüldüğü takdirde başvurulur.

Kalp ritim bozukluğunun teşhisinde kullanılan yöntem ve cihazlar ise başlıca şu şekilde sıralanabilmektedir;

  1. Holter EKG
  2. Ekorkardiyografi
  3. Kalp kateterizasyonu
  4. Elektrokardiyografi

Kalp Ritim Bozukluğu Hastalarında Beslenme

Neredeyse tüm kalp rahatsızlıklarına sahip olan kişilerde olduğu kalp ritim bozukluğuna sahip kişiler de beslenme düzenine dikkat etmelidirler. Kalp ritim bozukluğu hastalığına sahip kişilere yönelik olan beslenme önerileri başlıca şu şekilde sıralanabilmektedir;

  1. Kahve ve sigara tüketimini bırakmak
  2. Kafein tüketimine dikkat etmek
  3. Dengeli ve yeterli beslenmek
  4. Aşırı yağlı yiyeceklerden uzak durmak
  5. İşlenmiş gıdalardan uzak durmak
  6. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek
  7. Hayvansal ve trans yağ tüketiminden kaçınmak
  8. Kontrollü bir şekilde tuz tüketmek

Beslenme önerilerinin yanı sıra bu rahatsızlığa sahip olan kişilere gündelik yaşantıda meydana gelebilen stresten uzak durmaları da tavsiye edilmektedir. Ayrıca bu kişiler düzenli olarak egzersiz yapmalı ve gün içerisinde yeterince hareket ettiklerinden emin olmalıdırlar.

Yazıyı paylaş

Bir cevap yazın

Hemen Ara
Whatsapp