Blog

Panik Atak Belirtileri Nelerdir?

İçinde bulunduğumuz çağda en sık yaşanan sıkıntılardan biri de panik atak hastalığıdır. Son yıllarda panik atak şikayeti ile kliniklere başvuranların sayısında azımsanmayacak bir artış meydana geliyor. Endişe ya da korku duygularının yoğun şekilde yaşandığı ve atak yani nöbet şeklinde ortaya çıkan panik atak, hastalarda farklı şekillerde görülebilir. Titreme, boğulma hissi, nefes alamama, çarpıntı, terleme, göğüste ağrı ve sıkışma, mide bulantısı, kusma, dengeyi kaybetme, ölüm korkusu ve bazı bedensel duyumları aşırı şekilde hissedilmesi gibi farklı hissiyatlar şeklinde ortaya çıkabiliyor.

Son derece ani bir şekilde ortaya çıkan ataklar hızlıca ilerler ve sadece 10 dakika içerisinde tüm bu hislerin doruk noktasına ulaşmasına neden olabilir. Panik atakların ne kadar sürdüğü hastaya göre değişkenlik gösterse de genellikle 15 ila 20 dakika sonrasında ortadan kalkar. Ancak 1 saate kadar atağın devam ettiği hastalar da mevcut. Panik atak ile beraber bazı psikiyatrik hastalıkların da görülebildiği biliniyor. Genellikle panik atak nöbetlerinin tetikleyen stres ya da gerilim olur. Ancak ani duygu değişimleri de hastaların atak yaşamasına sebebiyet verebiliyor.

Panik Atakların Sıklığı ve Şiddeti
Bu atakların ne sıklıkla meydana geldiği ya da şiddetinin ne olduğu hastaya göre değişkenlik gösterebilir. Aynı zamanda hastaların her atağı aynı şiddette yaşamadıkları biliniyor. Bazı ataklar hafif şekilde ortaya çıkarken bazı ataklar çok daha şiddetli görülebilir. Panik atak yaşayan hastaların büyük bölümü kalp krizi geçirdiğini, beyin ile ilgili bir sorun yaşadığını ya da felç olduğunu düşünerek sağlık kuruluşlarının acil servislerine başvurur. Bu serviste hastalara genellikle sakinleştirici bir ilaç verilir. Fakat hastaların büyük bölümünün ileri tetkikler yaptırdığı da biliniyor.

Kalp krizi yaşamadığı hekim tarafından belirtilse dahi kalp tomografisi, MR, anjiyografi gibi ileri tetkikler yaptıran hastaların bu tetkiklerin sonuçlarını görmeden rahatlayamadıkları da bilinir. Bu ataklar kişilerin hem günlük hayatını hem de iş hayatını zorlayabilir. Panik atak hastalığının dünya genelindeki yaygınlığı % 3,5 seviyesine kadar yükseldiği biliniyor. Bu hastalık kadınlarda daha sık görülüyor. Erkeklere nazaran kadınlarda görülme oranı 2 ila 3 kat daha fazla!

Panik Atak Nedenleri Nelerdir?
Panik atak pek çok farklı nedenden kaynaklanıyor olabilir. Düzensiz beslenme dahi bu hastalığa sebebiyet verebiliyor. Aynı zamanda bazı diyetler, kan şekerindeki ani değişimler ya da stres panik atağa neden olabilir. Bununla beraber sindirim ile ilgili sorunlar da bu hastalığa neden olabilir. Antidepresan kullanan kişiler ilaçlara başladıkları ilk haftalarda panik atak nöbetleri yaşayabilir. Kafein, sigara ve alkol kullanımı ya da uyuşturucu madde kullanımının da panik atağa neden olduğu biliniyor. Kişi şayet sakinleştirici özelliği olan bir ilaç kullanıyorsa, bu ilacı birden bıraktığında da panik atak yaşayabilir. Kortizon ve astım tedavisinde kullanılan ilaçlardan bazıları panik atağı tetikliyor ve nöbet yaşanmasına neden olabiliyor. Kişinin işitme ya da görme gibi duyularıyla ilgili bozukluklar yaşaması da atağa neden olabiliyor. Ayrıca hastaların vücutlarında bir ağrı yaşaması da endişelenmelerine ve beraberinde panik atak krizi yaşamalarına neden olabiliyor. Bu hastalığın tedavisinde stres kontrolünün büyük önem taşıdığı biliniyor. Hastalara genellikle stres ile baş etme yöntemleri de anlatılır. Bu sayede atakların kontrol altına alınması ya da en azından daha hafif yaşanmasının sağlanması hedeflenir.

Panik Atak Nasıl Tedavi Edilir?
Panik atak kendi kendine geçebilecek bir hastalık değildir. Mutlaka psikiyatrik destek alınması gerekir. Bu hastalığın tedavisinde temel prensip ilaç kullanımı üzerinedir. İlaç tedavisinin son derece başarılı sonuçlar sağladığı biliniyor. Doktor tarafından reçete edilen ilaçların düzenli bir şekilde kullanılması büyük önem taşıyor. Ayrıca tedavinin başarısında da belirleyici bir unsur olabiliyor. Bu ilaçlar panik atağın kontrol altına alınmasını ve hastaların atak yaşamamasını sağlamak üzerine kullanılıyor. Hastalar ilaç kullanmaya başladıklarında atakları daha hafif yaşayabiliyor ya da hiç atak yaşamayabiliyor. Ayrıca panik atak belirtileri de belirgin bir seviyede azalıyor.

Panik Atak Belirtileri Neler?
Bu rahatsızlık pek çok farklı belirti ile kendini belli eder. En sık yaşanan belirtileri ise şu şekilde sıralayabiliriz:

Anormallik Hissi
Hastaların hemen hepsinde görülen en yaygın belirti anormallik hissidir. Sinirsel anlamda bir bozukluk ve aynı zamanda dengesizlik ile ortaya çıkar. Genellikle aniden sinirlenme ve gergin anlar yaşama gibi şikayetler görülür. Toplum içerisinde basit bir konuda aniden sinirlenme gibi durumlar nedeniyle hastaların çok zor anlar yaşadıkları ve özellikle iş hayatlarının bu durumdan olumsuz etkilendiği biliniyor. Hekim tarafından reçete edilebilecek bazı ilaçların kullanımı ile bu anormallik hissinin de kontrol altına alınması mümkün olabiliyor.

Uyku Sorunları
Panik atak hastalarının büyük bir bölümü uyku ile ilgili de bazı sorunlar yaşar. Geceleri aniden uyanma ve stres yaşama, aniden korkuya kapılma, uykuya dalmakta güçlük çeke ya da uykuya dalmaktan korkma gibi pek çok farklı uyku sorunu yaşanabilir. Bunlarla beraber uyanmakta güçlük çekme ya da uykuda ölme korkusu gibi sorunlar da yaşandığı bilinir. Bazı hastalarda ise uykuya dalamama sadece endişe ve stresten kaynaklanıyor da olabilir. Uyku halindeyken aniden atak ile uyanma gibi hastaların yaşantısını zorlayacak sorunlar da görülebilir.

Kalp Atışında Hızlanma
Panik atak belirtileri arasında hızlı kalp atışı da sık görülen bir durumdur. Panik atak esnasında hastaların kalp atışı hızlanır. Bunun nedeni genellikle stres, korku ve endişedir. Bu psikolojik durumlarda hastalar daha sık nefes alıp vermeye başlar ve beraberinde kalp atışları da aniden hızlanır. Genellikle kalp krizi yaşadıkları hissine kapılmalarının nedeni kalp atışlarının hızlanıyor olmasıdır. Kalp atışının hızlanması beraberinde bazı tehlikeleri de getirdiğinden mutlaka hekim tarafından ilaç kullanılması önerilir. Kullanılan ilaçlar sayesinde kalp atışlarının normal seviyede tutulması hedeflenir.

Nefes Darlığı
Kalp atışının hızlanması ile birlikte ortaya çıkan nefes darlığı, hastaların sık nefes alıp vermesinden kaynaklanıyor da olabilir. Bazı hastalarda nefes alamama ya da yeterince oksijen alamama hissi de bu duruma eşlik eder. Bu durum hastaların ölüyor hissine kapılmalarına da neden olabilir. Bazı hastalarda nefes darlığı şikayetine terleme, baş dönmesi ve mide bulantısı gibi sorunlar da eşlik eder.

Panik Atak ve Tetikleyen Unsurlar
Panik atak hastalarının gayet sakin ve düzenli bir yaşam sürmeleri gerekir. Olabildiğince stresten uzak kalmaları ve ani duygu değişimlerinden kaçınmaları gerekir. Ancak elbette içinde bulunduğumuz koşullarda bu yaşam şeklini oluşturmak her hasta için kolay olmuyor. Kişinin kendini güvende hissetmesi ve aynı zamanda düzenli bir beslenme, düzenli bir uyku alışkanlığı edinmesi son derece büyük önem taşıyor. Hastaların gerçeklik duygusundan kopmamaları için sakin bir yaşam sürmeleri önem taşıyor. Panik atak hastaları genellikle hayatları boyunca birkaç kez atak yaşarlar. Hekim tarafından önerilen ilaçların düzenli bir şekilde kullanılması ve kontrollerin de ihmal edilmemesi, yeni ataklar yaşamalarının önüne geçecektir.

Panik atak yaşayan insanların mutlaka tıbbi yardım almaları gerektiği unutulmamalıdır. Hasta yakınları atak durumunda hastaların hastaneye gitme isteğini önemsemelidir. Zira hastaların acil servislere giderek sakinleştirici ilaç verilmesini sağlaması uzmanlar tarafından da önerilir. Çünkü ilerleyen dönemlerde panik atak belirtileri oldukça şiddetli bir şekilde kendini gösterir ve bu belirtiler önemli hastalıkların belirtileri de olabilir. Örneğin hastalar her atakta kalp krizi yaşadığı hissine kapılabilir. Ancak maalesef panik atak sonrası kalp krizi yaşayan hastalar da bulunuyor. Dolayısıyla sağlık kuruluşuna gidilmesi sadece kalp krizi durumunun tıbben kontrol edilmesi adına dahi büyük önem taşıyor.

Hastaların hekim tarafından reçete edilen ilaçları düzenli olarak kullanması da son derece önemlidir. Sakinleştirici kullanan hastalar bu ilaçları asla hekim kontrolünde olmadan kendi kendine kesmemelidir. Aynı durum diğer ilaçlar için de geçerli oluyor. İlaçların gelişigüzel kullanımı ya da doktor kontrolünde olmadan bırakılması, çok ciddi sıkıntılara sebebiyet verebilir.

Yazıyı paylaş

Bir Cevap Yazın

Hemen Ara
Whatsapp